Sanal galerilerin gerçekliğe dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz. Dijital sanat giderek daha popüler oluyor ve Nitelikli Fikri Tapu (NFT) sanatçılar için daha fazla gelir getiren bir alan haline geliyor. Buna karşın siber güvenlik ihmal edilebiliyor. Siber güvenlik şirketi ESET, dijital dünyada yaratıcılığın güvenlik olmadan değere dönüşemeyeceğini, NFT’lerin de çalınabileceğini paylaşarak hem yaratıcıları hem de yatırım yapanları uyardı.
2022 yılında, NFT alanında birkaç siber güvenlik ihlali vakası yaşandı. En son saldırılardan biri, Şubat 2022’de OpenSea’ye (bir NFT ticaret platformu) yapılan bir kimlik avı saldırısı yoluyla gerçekleşti. Bir siber suçlu, kullanıcılara bir sözleşme imzalamaları ve cüzdanına kripto varlık göndermeleri için bir e-posta gönderdi. Çalınan toplam miktar 1,7 milyon ABD dolarıydı. Ticaret platformlarından biri olan OpenSea’de de bir güvenlik açığı bulundu. Güvenlik açığı, NFT sanat eserlerinin taban fiyatının %1’inden daha azına satılmasına olanak sağladı ve bu da yaratıcılar için sorunlara neden oldu.
NFT’ler 2015’ten beri var
NFT’ler son zamanlarda popülerlik kazandı. Son birkaç aydır NFT’ler hakkında çok şey duyuyoruz. NFT yalnızca o parça için benzersiz olan bir dosyaya gömülü bir dijital veri parçasıdır. Tıpkı fiziksel bir sanat eseri gibi, NFT’li dijital bir eser de kopyalanamaz. Kendi türünden sadece bir tane olması ona değer katan özelliğidir. Bu parçalar değiştirilemez. Tıpkı fiziksel sanatın aynı değere sahip benzer bir eserle değiştirilemeyeceği gibi.
Bu yeni gelişme, sanat dünyasında devrim yaratma potansiyeline sahip. NFT’ler, bir sanat eserinin dijital sahip olma sertifikası görevi görür. Bir NFT sanat eseri oluşturulduktan sonra, bir blokzincir üzerinde jetona dönüştürülür. Bu, sanatçının yarattığı parçanın yasal olarak sahibi olduğunu kanıtlar. Blokzincir güvenli olduğundan ve bu zincirin bilgisayar korsanlarının eline geçmesi zor olduğundan, sahipliğin takibi oldukça kolaydır. Bu, sanatçının popülerlik kazanmasına ve sanatını dünyaya yaymasına yardımcı olur. Çevrim içi olan herkes, sanat eserini görüntüleyebilir, hatta paylaşabilir ve kopyalayabilir. Bu durumun amaca ters düştüğünü düşünebilirsiniz.

Sahip olmak için para ödemelisiniz
İşin püf noktası, NFT’yi satın almadığınız sürece, sahip olamazsınız. Tıpkı fiziksel sanatta olduğu gibi, fotoğrafını çekebilir, hatta bir kopyasını bile yapabilirsiniz. Ancak orijinal parçaya sertifika ile sahip değilseniz, kopyanız/fotoğrafınız orijinaliyle aynı değerde değildir.
Bir NFT satın aldığınızda, o sanat eserine sahip olur ve onunla istediğinizi yapabilirsiniz. Ancak alıcı, uyarlama veya çoğaltma hakkı gibi herhangi bir Fikri Mülkiyet Hakkına sahip değildir. Bu, yaratıcının münhasır hakkıdır. Dijital sanat yaratmak, sanatçıların bağlı olduğu sınırları ortadan kaldırır. Sanatçılar artık daha özgür ve bağımsız çalışabilir. Parçalarını hak ettiğine inandıkları fiyattan satma, satmadan önce şartları belirleme ve çok daha fazlası gibi haklara sahiptirler. Ayrıca sanatlarını istedikleri gibi kiralama ve sergileme yetkisine de sahip olurlar. Ayrıca, sanatlarını konum sınırlaması olmaksızın küresel olarak dağıtmaları da kolaylaşır.
Gelecek riskleri de barındırıyor
Ancak her dijital gelişme riskleri de beraberinde getirir. NFT’ler dijital ticaret platformlarında satılıyor. Bunlar çevrim içi mağazalara benzer şekilde çalışır. Bu platformlardaki güvenlik açıkları, genellikle geliştirme aşamalarında yetersiz güvenlik hususlarından kaynaklanır. Bu ihmaller, bir kez fark edildiğinde suçluların hedefi haline gelir. Kötü amaçlı kod içeren bir sanat eseri yükleyebilir, insanların hesaplarını çalabilir veya NFT’leri düşük bir fiyata alıp satarak kâr elde edebilirler.
Teknoloji durmaksızın ilerlerken, ESET onu korumak için yanınızda
Günümüzde yenilik ve yaratıcılığın sınırı kalmadı. NFT’ler ve dijital sanat, ilerlemenin durdurulamayacağını kanıtlıyor. İlerleme var olmaya ve gelişmeye devam edecek. İlerlemenin olduğu yerde riskler de var. ESET, kuruluşundan bu yana 30 yılı aşkın bir süredir ilerlemeyi ve gelişmeyi koruyor. Dijital kullanıcıların güvenliği bir numaralı önceliktir; bu, geleceğe güvenle adım atabilmemiz için kaydettiğimiz ilerlemenin korunduğundan emin olmak anlamına gelir.
- Teknoloji devlerinden ‘gölge profil’ tuzağı: Hastane verileri dahil milyonlarca kişi risk altında
Dijital çağın en büyük mahremiyet krizlerinden biri büyüyor. Google, Meta, TikTok ve Microsoft gibi teknoloji devlerinin kullandığı takip pikselleri ve “gölge profil” uygulamaları, yalnızca kullanıcıları değil, platformlara üye olmayan kişileri bile izleme ağına dahil ediyor. - İnternette en çok karşılaşılan 6 siber dolandırıcılık yöntemi!
Siber Güvenlik Farkındalık Ayı için internette karşılaşılabilecek 6 siber dolandırıcılık yöntemini sıralayarak kullanıcıları uyarıyor. - Sizin çöpünüz bir suçlunun hazinesi olabilir
Dijital mezarlıkta yeni bir tehdit kıpırdanıyor. Destek dışı kalan IoT cihazlar kötü niyetli aktörlerin esiri oluyor. Dijital güvenlik şirketi ESET eski, istismar edilebilecek güvenlik açıklarına sahip, kullanım ömürlerinin sona ermesi nedeniyle herhangi bir yama alamayan cihazların saldırganlar için kolay hedef olduğunu paylaştı. - Veri sızıntısı durumunda yapmanız gerekenler!
Veri sızıntıları bankacılıktan lojistiğe, çevrimiçi mağazalardan eğlenceye kadar pek çok sektörü etkileyen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Şirketler, genellikle bu konudan etkilenen müşterileri korumaya çalışırken, bireyler de dijital güvenliği artırmak için kendi başlarına adım atabiliyor. Kaspersky uzmanları, kişisel verilerin sızdırılması durumunda ne yapması gerektiğine dair tavsiyelerde bulunuyor. - Her yerde aynı parolayı kullanmayın!
Günlük hayatımızın artık birer parçası olan parola veya şifreler, dijital güvenliğimizin birer anahtarı konumunda. Zayıf şifreler, gizliliğimizi ve siber güvenliğimizi tehlikeye atıyor. Özellikle de aynı parolanın, birden çok hesap veya serviste kullanılması, siber suçluların işini hayli kolaylaştırıyor. Parola kullanımını mercek altına alan ESET Güvenlik Araştırmacısı Tomas Foltyn, “Her yerde aynı parolayı kullanmayın“ uyarısında bulundu. - Şifre raporu: En çok kullanılan şifre ortaya çıktı, en çok Z kuşağı kullanıyor
Jenerasyonların şifre tercihlerini yansıyan yeni bir araştırmaya göre, tüm jenerasyonlar arasında en çok tercih edilen şifre “12345” oldu. Sonuçlar, Z kuşağının diğer nesillere göre ‘şifre yorgunu’ olduğunu ortaya koyarken Z kuşağı katılımcılarının yüzde 72’sinin aynı şifreleri birden fazla platformda tekrar tekrar kullandığı tespit edildi.
